|
İnternet'in Neresindeyiz |
|
Acaba
sanal Türkiye, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerle kıyaslandığında
sıralamada nereye düşüyor? Geçenlerde bu sorunun cevabını aradım.
Yapılan bir araştırmaya göre [1] Haziran 2000 itibariyle Türkiye’de
750.000 civarı İnternet abonesi var. Yıl sonunda bu rakamın 1.3
milyona yaklaşması bekleniyor.Her bir abone bağlantısını en az
2 kişinin kullandığını düşünürsek 2000 yılı sonu itibariyle Türkiye’de
İnternet’e bağlanabilen 2.5 milyon kişi olucak. Bu rakama İnternet
Café’lerden ve şirketlerden bağlanabilenler dahil değil. Ancak bu
rakam Türkiye nüfusunun sadece %3.7’sine karşılık geliyor. Yani
oldukça düşük. Oysa örneğin komşumuz Yunanistan’da İnternet’e
bağlanabilenlerin toplam nüfusa oranı %13’e karşılık geliyor. Bu oran Amerika’da %50, Kanada’da %45, Hollanda’da %30,
Norveç’te %50, İngiltere’de %35, İsveç’te %45, İtalya’da %19
ve Almanya’da %20. Bu oranlarla karşılaştırırsak Türkiye’deki İnternet
abone sayısı oldukça düşük. Yine de Türkiye umut vadeden bir
pazar. Benim tahminim önümüzdeki 5 yıl içinde gelişmiş ülkelerle
Türkiye arasındaki bu farkın büyük oranda kapanacagı yönünde.
Tabii
bu noktada sadece kullanıcı sayısı değil tescili yapılan domain
sayısı da önemli. İnternet’te domain tescili işlemlerini yürüten
Network Solutions firmasının 2000 yılı Mayıs ayına kadar saptanan
rakamlarına göre [2] Amerika dışındaki tüm ülkeler arasında Türkiye
domain tescili toplamı
sıralamasında Belçika ve Norveç’in arasında 17. sırada yer alıyor.
Bu listede Kanada, İngiltere ve Almanya
ilk 3 sırada yer alıyor. Ayrıca Network Solutions’ın
tahminlerine göre Türkiye
2001 Ocak ayından itibaren aylık tescil sayısı sıralamasında ilk
10’a girecek. Bu oldukça ümit verici bir tahmin.
* * *
Evet,
biraz da Silikon Vadisi'nde neler oluyor şöyle bir bahsedelim. Şu günlerde
özellikle Kaliforniya’da elektrik kesintileri Silikon Vadisi'ndeki
high-tech şirketlerini çileden çıkartıyor. Kaliforniya’da 2002 yılına
kadar elektrik sıkıntısı sürmesi söz konusu. Eskiden komşu
eyaletlerden elektrik alabilen Kaliforniya artık bu eyaletlerin de
elektrik sıkıntısına düşmesi sebebiyle iyice zor duruma düştü.
Kaliforniya’da yıllık talep artışı %2. Hatta Silikon Vadisi'nde bu
oran %5’e cikiyor. Tahminlere göre
elektrik kesintilerinin Silikon Vadisi'ne günlük zararı 75 milyon
dolar. Gözüken o ki 2001 yılı sonuna kadar elektrik üretiminin artması
mümkün değil. Oracle gibi bazı büyük şirketlerse,
çözümü kendi santrallarını kurmakta bulmuş. Bu imkanı olmayan diğer
pekçok şirket içinse uzmanlar
kullanılmayan mönitörlerin kapatılması şeklinde çözümler öneriyorlar.
Biraz komik bir çözüm gibi gözükse de herkez dikkatli davransa aslında
işe yarayabilir. Bir monitörün harcadığı elektrik miktarı
ortalama 100 watt civari. PC ise 30-40 watt harcıyor. Bugün tüm
ABD’de monitör ve PC’ler elektrik üretiminin %13’ünü tüketiyor.
Daha İnternet’in yaygınlaşmasından önce 1993 yilinda %1 bile olmayan bu oran hızla artmaya devam ediyor.
* * *
Bugünlerde
tartışılan başka bir konuysa “spam”. ABD’de spam’in pek çok
çeşidi var. Eve postayla gelen gereksiz reklamlarla dolu broşürler,
mektuplar ya da bütün gün sizi arayıp rahatsız eden ve birşeyler
satmaya çalışan şirketler veya e-posta kutunuza gönderilen gereksiz
saçma-sapan onlarca e-posta. Spam’in ilk 2 türü için birşey yapmak
mümkün değil. Henüz telefon çalmadan aramayı filtre eden bir
telefon yok. Eve gelen mektupları da postacılar sizin için önceden ayırmıyorlar.
Ama e-posta kutumuza gelen gereksiz mesajlardan kurtulmak mümkün.
Efendim bu mesajlar çeşit çeşit. Fakat Gartner Group’un yaptığı
araştırmaya göre en yaygın olanlar “Zengin olmanın yolları” ve
“Erişkin içerikli site tanıtımı” başlıkları altında toplanıyor.
İşin kötü yanı her geçen sene e-posta kutumuza gelen bu tür
mesaj sayısı artıyor. Her ne kadar kullandığımız bazı
programlarda çeşitli filtreleme yöntemleri bulunsa da, “spam” bu
filtreleri aşmanın bir yolunu buluyor. Neyse ki artık bizim de spam’e
karşı etkili bir silahımız var. BrightMail.com , San Francisco’da
kurulan yeni bir start-up. E-posta kutunuz için spam’e karşı %70
ila %100 oranında koruma sağlıyor. Yöntem oldukça basit bir şekilde
işliyor. www.brightmail.com
adresinden üye olduktan sonra e-posta uygulamanızda gerekli konfigürasyon
değişikliğini yapıyorsunuz. Bundan sonra e-posta hesabınızı her
kontrol ettiğinizde yeni mesajlar brightmail.com’un süzgecinden geçiyor.
Ayrıca brightmail.com bu mesajları sadece spam’e karşı değil virüslere
karşı da kontrol ediyor. Bu oldukça önemli bir artı; ne de olsa yeni çıkan
virüslere karşı sistemlerimiz genelde korumasız oluyor. Tabii bu
hizmet mesajlarin gelen kutunuza varma süresini arttırıyor ama ne de
olsa her gülün bir dikeni
vardır!
[1]
Kaynak: www.nua.ie , www.emarketer.com [2]
Kaynak: www.dotcom.com
|