|
Geçen gün arkadaşlarımdan birisi çekinerek geldi. Bizim buradaki Windows NT makinalarından birisine virüs bulaştırmış. İlk tepkim bu nasıl olur
şeklindeydi. Hani eğer sistem yöneticisi değilseniz Windows NT'de sistem dizinlerine bir şeyler yazamazdınız? Bu durumda virüsün de sisteme bulaşamamasını beklemez misiniz?
Arkadaş kendisine mektupla gönderilen bir dosyayı büyük bir güven (!) içerisinde çalıştırmış. O andan itibaren de hiç bir .exe uzantılı dosya çalışmamaya başlamış.
Eğer birazcık UNIX kullandıysanız bunun ne kadar komik olduğunu anlarsınız. Ama ne çare sistem yöneticisi olarak buna çözüm bulmanız gerekiyor. Windows'un
bütün yaptığı "'winsvrc.exe'yi çalıştıramıyorum" demekti. Neyse ki bu mavi bir ekranda "Error: 83947506" gibi abuk sabuk bir mesaj çıkmasından daha anlamlıydı.
Deja'da yapılan çabuk bir arama gösterdi ki W32/Navidad@M virüsü bulaşınca bu mesaj çıkıyormuş. Sağolsun Network
Associates de üşenmemiş bu virüs nasıl
silinir oturup yol göstermis.
Bizim şansımıza W32/Navidad@M bir virüs değil kurtçuktu (worm). Esasında yaptığı Windows'un Registry'sine gidip bir değişkeni değiştirmek böylece de 'exe'
programlarını çalıştırmadan önce kendisinin Windows dizinine kopyaladığı winsvrc.exe'nin çalışmasını sağlamaktı. Burada sistem yöneticisi olarak bizim hatamız,
bilgisayara kurulu olarak gelen Windows NT'de Registry dosyasının sistem yöneticisi dışındaki kullanıcıların yazmasına açık olup olmadığını kontrol etmemekti.
Allah'tan Windows dizinimiz diğer kullanıcıların yazmasına kapalıydı ve virüsün programcısı yeterince akıllı değildi de kurtçuk kendisini sistem dizinine kopyalayıp
kopyalayamadığını kontrol etmiyordu. Herhalde babası zamanı geldiğinde ona dönüp şöyle diyecek:
"Ben sana virüs yazamasın demedim, adam gibi programcı olamazsın
dedim".
Biz şanslıydık. Benzer durumlarda, virüsler yüzünden ellerindeki sistemi kaybedenler de var. Ama onlar da şanslı çünkü hiç değilse virüs sistemlerini
çökertiği zaman olan cana değil mala oluyor. Yakın bir gelecekte malın yanında canın da gittiğini görebiliriz. Bu konuda David Langford Amerika'nin önde gelen yayınlarından hem
Nature'da hem de Asimov's Science-Fiction dergisinde yayınlanan hikayesinde (COMP.BASILISK FAQ) ilginç bir olasılık sunuyor bizlere.
Arkadaşınızın gönderdiğin bir elektronik resmi düşünün. Büyük bir güvenle baktığınız bu resim belki de sizin gördüğünüz son resim olabilir. Langford, gelecekte
böyle resimler hayal ediyor. Bu resimler beyninizin alamayacağı kadar karışık resimler, o yüzden baktığınız zaman beyniniz iflas ediyor. Langford'un düşlediği
gelecekte elektronik resimler yasak. Ancak güvenilir bir iki kişi web sayfalarına resim koyabiliyor, kimse resim gönderemiyor. Bu resimlere Basilisk ismi veriliyor
çünkü Yunan mitolojisine göre basiliski gören bir insan taşa dönüşüyor, aynen basilisk resmi gören bir insanın beyin fonksiyonlarının durduğu gibi. İşte Langford'un
hayalı geleceğinden comp.basilisk diye bir haber grubu (newsgroup) var. Burada insanlar basiliskleri tartışıyorlar. Langford bu grubun Sıkça Sorulan Sorularına
verdiği cevaplarla kendi hayalini yazıya dönüştürüyor.
Yazarın izniyle bu mükemmel hikayeyi dilim döndüğünce Türkçe'ye çevirdim. Teknik kelimelerin
Türkçe çevirisi için Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Bülent Sankur'un çalışmasını temel alan
ODTÜ Bilişim Terimleri sözlüğünü kullandim. Tam
Türkçe karşılık bulamadığım terimleri hoşgörünüze sığınarak olduğu gibi bıraktım.
İngilizce klavye ile yazdığım yazıyı Türkçe karakterli haline getirmek için Bilkent Üniversitesi'nde geliştirilmiş
Deasciifier programını kullandım.
Bu çeviri sırasında bir çevirmenin işinin ne kadar zor olduğunu öğrendim. Çoğunlukla asıl metne sadık
kalsam da Türkçe'nin İngilizce'den farklı yapısından dolayı birebir tercüme yapamadığım cümlelerde benzer anlamları yakalamaya çalıştım.
Kısaca hikayenin mükemmelliğini bozan her türlü hata bana aittir.
David Langford defalarca "En iyi fan yazar" ve "En iyi fan dergisi" dallarında bilim-kurgu dünyasının en saygıdeğer ödüllerinden Hugo ödülünü kazanmıştır. Yazarla
ilgili detaylı bilgilere Ansible sayfasından ulaşılabilir.
Osman Bayazıt
comp.basilisk faq
DAVID LANGFORD
Basiliskler hakkında "Sıkça Sorulan Sorular"
1. Bu haber grubunun amacı nedir?
Bu grubun amacı "basilisk" (BMRT) resimleri hakkında tartışma ortamı sağlamaktır. Düşük miktarda mesaj tercih eden okuyucular, sadece çok önemli uyarıların ve
yeni şekillerin yayınlandığı comp.basilisk.moderated haber grubunu okumayı tercih edebilirler.
2. Bu gruba sayısal dosya gönderebilir miyim? 
Eğer bu soruyu soruyorsanız, lütfen news.announce.newusers haber grubunu okuyun. Sayısal dosyalar, özellikle resim
dosyaları, kesinlikle hiçbir gruba gönderilemez. Pek çok ülkede bunun cezası ölümdür.
3. BMRT kısaltması nereden geliyor?
Müteveffa Dr. Vernon Berryman'in matematikten-görünüme algoritmaları Berryman Mantıksal Resim Tekniği olarak bilinir.
Bu konuda daha detaylı bilgileri "Düşünülebilen Şekiller Hakkında, notlarıyla birlikte Mantıksal Resim Tekniğine doğru "
(V. Berryman & K. Turner, Nature 409, 340-342;
2001) adlı makalede bulabilirsiniz. Bu makale şu anda saklıdır ve yüksek
gizlilik derecesine sahiptir.
4. Bilim-kurgu yazarlarının basiliskleri tahmin ettiği doğru mu?
Bu sorunun cevabı hem evet hem de hayır. İnsanın aklını bozacak derecede düşünülemiyen bilgi fikri bilim-kurgu dünyasında çok uzun zamandır vardı, fakat kimse bu
kadarını tahmin edemedi. Genelde William Gibson'ın "Neuromancer" (siberuzayı tanımlayan) romanında ortaya attığı "siyah buz" fikri basilisklere benzetilmekle
beraber iki kavram birbirinden farklıdır. Bu romanda "siyah buz" kendisine saldıran bilgisayar korsanlarının ölümüne yol açan bir yazılımdı. Dikkat edilecek bir husus
Neuromancer'da bir insanın siberuzaya erişebilmesi için sinir sistemine bağlı bir arabirim kullanmasının gerekliliğiydi. Herhangi fiziksel bir bağlantı gerektirmediği için
basilisk resimler "siyah buz"dan daha ölümcüldürler.
Fred Hoyle, "The Black Cloud" (1957) romanında, insanüstü düşünce kapasitesine sahip bir uzaylının yüklediği bilgilerin insan beynine fazla geleceği ve sonuçta insan
beynini yok edebileceğinden bahseder.
J.B. Priestley'in "The Shapes of Sleep" (1962) isimli romanında, belli duygulara hitap eden gizli bilinçaltı resimleri reklamcılıkta kullanılır.
Piers Anthony'nin "Macroscope"'u (1969) Yokedici Dizi'yi tanımlar. Galaksiler arası haberleşmede, araya konan 'yokedici resim dizileri', haberleşmeyi dinlemeye
çalışan istenmeyen kişilerin hafızasını siler.
Bu arada comp.basilisk okuyucuları olarak, "Macroscope"un yayınlandığı yıl ve ayda BBC tarafından yayınlanmaya başlanan ünlü "Monthy Pyton's Flying Circus"
komedi dizisinin ilk bölümünde oynanan, "dinleyicilerini gülmekten öldüren dünyanın en komik fıkrası" skeçi ile basilisklerin benzerliğine dikkat çeken daha fazla
mesaj görmek istemediğimizi belirtmemiz gerekiyor.
5. Basilisk resimlerinin çalışma prensibi nedir?
Kısa cevap: Bunu açıklayamayız. Bu konuda detaylı bilgiler "Çok Çok Gizli" olarak sınıflandirilmiştir.
Uzun cevap Berryman yazdığı bir popüler bilim makalesinde (New Scientist, 2001) bulunabilir. Bu makalede Berryman kendi düşünme sistemini anlatır. Berryman'a
göre insan beyni, matematikteki Godel'in Teorisine uyan, biçimsel gerekirci hesaba dayanan
(formal, deterministic computational) bir sistemdir ve beynin kaldırabileceğinden daha fazla fiziksel bilgilerle veya mantıksal olarak imkansız düşüncelerle çökertilebilir. Mantıksal Resim Tekniği bu prensibi kullanır. Basilisk
resimler, tamamen görsel olarak böyle bir düşünceyi yaratan resimlerdir. Gözlerimiz bu resmi gördüğü anda oluşan bu düşünce tıpkı bir yazılım virüsü gibi beynimize
girer.
6. Niye bu resimler basilisk olarak isimlendirilmiş?
Basilisk, görüdüğünde insanı taşa çeviren mitolojik bir sürüngendir. Mitolojiye göre, basilisk ancak aynadan bakıldığında güvenle seyredilebilir. Ne yazık ki
basiliskin günümüzdeki hali için aynı şeyi (aynadan güvenle bakılabilmeyi) söylememiz zor. Bu kurala istisnalar genelde aşırı derecede asimetrik basilisklerdir (B-756
vs.). Asimetrik basiliskler kurbanın beyninin baskın yarısına bağlı olarak doğrudan veya aynadan yansıtılarak bakıldığında ölümcül olurlar.
7. İlk basiliskin yaratıcısını öldürdüğü doğru mu? 
Berryman'in son deneylerini yaptığı Cambridge IV süperbilgisayar laboratuarlarındaki olay hakkındaki hemen hemen herşey
saklanmıştır. Bu olay sırasında Berryman'in ve pek çok öğretim üyesinin öldüğü
sanılmaktadır.
Bu olaydan sonra B-1 basiliskinin kopyaları dışarı sızmıştır. Güvenli olarak görebilmek için biraz işlendiğinde aldığı şekilden
dolayı bu ilk kopyaya Papağan adı verilmiştir. B-1, günümüzde kent teröristleri tarafından boya ve spreyle duvarlara çizmek için
en çok tercih edilen resimdir.
Her ne kadar B-1 ilk defa Berryman tarafında başlatıldıysa da, diğer merkezlerde bu fikirden yola çıkarak araştırmalar
yapmışlardır. B-1'den kısa bir süre sonra Lawrance Livermore laboratuarları B-2'yi ve Massachusetts Institute of Technology
B-3'ü bulmuştur.
8. Mandelbrot fraktal kümesinde basiliskler var midir?
Evet. Ancak çok büyütüldüğü zaman farkedilebilen birbirine simetrik iki bilinen basilisk kümesi vardır. Hayır, nerede olduğunu söyleyemeyiz.
9. Web sayfamda resim göstermek için nasıl izin alabilirim?
Her ne kadar bu haber.duyuru.yenikullanıcı grubuna ait bir soruysa da, grubumuzda bu soruyla sürekli karşılaşıyoruz. Kısaca bu sorunun cevabı
elinizde devlet tarafından nadiren verilen bir belge olmadıkça bu izni alamazsınız. ASCII metin dışında herhangi bir dosyayı web sayfanıza koymak veya e-mektup ile atmak
kullanıcınızın kapatılması için yeterli bir sebeptir. Elbette geçmişin renkli
İnternet'ini veya televizyonlarını özlemle anıyoruz ama günümüzün riskleri kabul edilemiyecek
kadar yüksek olduğu da bir gerçek.
10. Microsoft'un Windows 2005'i, yazılım korsanlarına karşı basilisklerle tuzakladığı doğru mu?
Bu konuda yorum yapmamız mümkün değildir.
COMP.BASILISK FAQ (c) David Langford, Bütün hakları saklıdır. Bu hikayenin
Türkçe çevirisinin teknoTurk.org dışında yayımı için yazardan izin alınması gerekir.
|