|
Kamu Bilişimi ve Sistem Kuramı |
|
- Pasaport başvurumu Internet üzerinden yapabiliyorum (Netgazete, İzmir Emniyet Müdürlüğü İnternet Üzerinden 681 Kişiye Pasaport Verdi, 10/03/2000). - Vatandaşlık kimlik numaramı Web’den öğrenebiliyorum (http://tckimlik.nvi.gov.tr). - Resmi gazeteyi İnternet üzerinden okuyup, arşivine erişebiliyorum (http://www.başbakanlık.gov.tr/ResmiGazete/Prgler/Başla.htm). -
Bir öğretmen olarak sorunumu Milli Eğitim Bakanına e-posta
ile doğrudan iletebiliyorum (Milli Eğitim Bakanı Bostancıoğlu, Öğretmenleriyle
E-mail Yoluyla Haberleşiyor, Netgazete, 3/4/2000). İnternet
hayatımızın her alanında olduğu gibi, e-devlet tartışmaları ile
kamu yönetimi alanında da etkisini hissettiriyor. Yukarıda sıralanan
örnekler ve benzeri haberler insani sevindiriyor. Ne var ki, kamudaki
İnternet uygulamaları, Türk yönetim sisteminin müzmin sorunları
olan etkililik, saydamlık ve toplumun ihtiyaçlarına duyarlı olma
gibi konulara -en azından şu anda- çare olmaktan çok uzak. Tek tek
devlet kuruluşları e-hizmetler veriyor olsa da ortada eşgüdüm ve
stratejik bir plan var gibi görünmüyor. Türkiye’nin Internet
gurusu Mustafa Akgül’ün deyimiyle, “Türkiye İnterneti’nde
vizyon ve liderlik eksikliği var.” (E-Devlet Aranıyor, Btnet,
27/3/2000). Bu durumda kamu bilişiminden umudu kesmeli mi? Bu satırların
yazarı, kamu bilişiminin geleceğinden umutlu olmakla beraber, bu
konudaki başarının önşartının kamu bilişiminin sistematik bir biçimde
incelenmesi ve elde edilecek bulgularla stratejik planlama yapılması
olduğuna inanıyor. Kamu
bilişiminin analitik olarak incelenmesinde sistem kuramından
faydalanmak olası. Çok basitçe açıklamak gerekirse, bu kuramın
temelinde, her varlığın bir bütünün (sistemin) parçası olduğu
ve sistemin parçalarını anlamanın ancak sistemin bütününü
anlamakla mümkün olabileceği yatar. Sistem kuramını bir örnekle
somutlaştıralım: Küçüklüğümüzde çoğumuz yap-bozlarla oynamışızdır.
Nasıl ki yap-bozda kendi başlarına çok da anlamlı olmayan parçalar
biraraya gelince anlamlı bir resim ya da harita oluşturuyorsa, aynı
şekilde sistemin kendisini anlamadan parçaların önemini ve
sistemdeki işlevini kavramak da olası değildir. Sistem kuramını kamu bilişimine uygulayalım: İnternet’in kamudaki kullanımını anlamak için sadece merkezi devletin Ankara ve taşradaki birimlerini incelemenin yeterli olmadığını görürüz. Aynı zamanda İnternet’in yönetim sisteminin diğer önemli parçaları olan yerel yönetimler (örneğin belediyeler), özel sektör ve sivil toplum kuruluşları tarafından da nasıl kullanıldığını anlamak gerekir. Özetlemek gerekirse, kamu bilişimindeki temel aktörler, merkezi devlet kuruluşları (bakanlıklar, genel müdürlükler), onların Ankara dışındaki uzantıları (taşra örgütleri), yerel yönetimler (belediyeler), özel sektör ve sivil toplum örgütleridir. Ne var ki bu örgütlerin kendi içlerinde ve diğer örgütlerle ilişkilerinde İnternet’i nasıl kullandıklarını çözümlemek tek başına bu sistemi anlamaya yeterli değildir. Tüm bu örgütlerin vatandaşlarla olan ilişkilerinde, vatandaşların diğer vatandaşlarla olan kamusal ilişkilerinde ve son olarak, tüm bu örgütlerin ve vatandaşların uluslarası düzeyde diğer vatandaşlar ve örgütler ile İnternet yardımıyla kurduğu ilişkilerin incelenmesi, oluşturmaya çalıştığımız tabloyu tamamlar. Gelin
bahsettiğimiz bu kamu bilişimi sistemi hakkında somut örnekleri
inceleyelim: - Pasaport almak isteyen bir kişi emniyete başvurduğunda, emniyet teşkilatı içindeki yazışmalarda İnternet nasıl kullanılmaktadır? Emniyet bu kişi hakkında diğer örgütlerden bilgi alma ihtiyacını hissederse İnternet’i kullanmakta mıdır? Varsayalım pasaport almaya çalışan kişinin uluslararası bir suçlu olma ihtimali var. Emniyet, Interpol ile kurduğu uluslarası bağlarda İnternet’i nasıl kullanmaktadır? - Bir başka örnek de yakın geçmişimizdeki deprem felaketlerinden: Deprem sonrasında vatandaşlar kendi aralarında haberleşmek, sivil toplum kuruluşlarından ve devletten yardım almak, yardım çalışmalarının eşgüdümü amacıyla ve uluslararası yardım kuruluşları ile bağlantı kurmak için İnternet’ten nasıl yararlandılar? -
Vatandaşların devlet görevlilerine gönderdikleri e-posta
iletileri dilekçe gibi resmi evrak yerine geçiyor mu? Bu iletileri
makul bir süre içerisinde yanıtlamak resmi görevli için zorunlu mu? -
Son örneğimiz kamu ve özel sektör ilişkilerinden: Kamu örgütleri
ile özel şirketlerin iletişiminde (örneğin ihale ilanlarında) İnternet
nasıl kullanılmaktadır? Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ama biz tekrar Mustafa Akgül’ün lidersizlik ve vizyonsuzluktan yakınması noktasına dönelim. Eğer kamu bilişimi detaylı bir şekilde çözümlenirse, stratejik planlama yapmak ve Türkiye’de kamu bilişimi alanında vizyon üretmek mümkün olabilir. Geriye de bu vizyonu politikacılara, bürokratlara ve vatandaşlara anlatmak kalıyor. Herhalde daha zor olan da bu.
Bu yazıyla ilgili görüş ve yorumlarınızı yorum@teknoTurk.org ve myildiz@indiana.edu adreslerine yollayabilirsiniz.
|