|
.NET |
|
Aslında
spekülatif bir yazı yazmak istiyorum, teknik detaylara bulaşmaksızın.
O yüzden belki de yazıya ‘Noktanın Egemenliği’ diye bir başlık
atmalıydım. Her iddialı spekülatif yazı gibi ben de hemen argümanımı
söyleyeyim. Internet dünyasındaki en büyük savaş yeni başlıyor:
Sun’ın ‘We are the dot in .com’una karşı Microsoft da ‘We are
the net in .net’ dedi. Nokta
Net nedir? Nokta Net sihirli bir sözcük, onu söylediğinizde her kapının
açılması gerekiyor. Henüz başlamadı ama yakında öyle olacak.
Bunun için önce Microsoft’un Nokta Net’in içeriğini doldurmasını
ve bunu Microsoft’un açtığı yolları takip eden tüm takipçilerine
anlatması gerekiyor çünkü. Nokta Net bir çok şey: bir pazarlama
sloganı, bir teknoloji, bir platformun adı, bir uygulama modeli, en önemlisi
ise bir vizyon. Biz burada Nokta Net’in bizlere getirdiği yeni
vizyonu ve yeni Internet dünyasını konuşacağız. 1990’ların
ikinci yarısında dudaklarımızda dört şarkı vardı: Linux,
Netscape, Internet ve Java. Ben küçükken (yıl 1996) okuldaki
bilgisayar laboratuvarında Linux’un başına oturur, ‘start x’
der, Netscape 1.1’i çalıştırır ve javasoft.com’a bağlanır,
Java dökümanları okurdum. Bu dört şarkı, zamanla Microsoft’a
meydan okuyan birer efsaneye dönüştüler. Microsoft, Netscape ile
girdiği rekabeti kazandı ama bu şirketin bölünmesi kararına kadar
giden çok büyük bedellere maloldu Microsoft’a. Microsoft Internet dünyasına
çok farklı alanlardan girdi: MSN, Hotmail, Internet Explorer, IIS,
ASP, Passport, vesaire. Ancak iki tehdit daha vardı: Linux ve Java.
Linux, ücretsiz bir işletim sistemi olarak kurumsal pazara yönelmiş
olsa da aslında Microsoft’un en büyük iki gelir kalemi olan – ve
biribirine artık geçmiş bulunan – ofis ve işletim sistemi pazarına
(Office ve Windows, Microsoft cirosunun yarısını oluşturmaktadır) yönelik
ciddi bir tehdit olamadı. Son dönemde Sun StarOffice ile bu tehditin
boyutlarını büyütmek istiyor ama sonuç için bir şey söylemek
oldukça güç ve bu yazının konusu da değil. Son
kalem Java dünyasında neler olmaktaydı? Aslında Java, bir zamanlar C
programlama dilinin yapamadığını yapmaktaydı. C ve ardından gelen
C++ standart birer dil olarak tüm platformlarda mevcut. Ancak UNIX’in
başına gelene benzer bir hikaye ile C ve C++ programları da gerek kütüphaneleri
gerekse işletim sisteminden işletim sistemine farklılık gösteren
servisler (thread’ler, güvenlik servisleri, vesaire) yüzünden her
platformda derlenip çalıştırılabilen programlar olmaktan çıktılar.
Java, dilin kendisi kadar kütüphaneleri ve sistem fonksiyonlarını
(thread’ler, senkronizasyon, güvenlik, veritabanı erişimi, grafik
arabirimi gibi) da standartlaştırarak gerçekten de her programın
Java Sanal Makinası’nın bulunduğu her ortamda çalışabilmesini
garantiliyordu. Bugün bunun %100 gerçekleştirildiğini söylemek
benim için fazla iddialı bir ifade olur ama yine de performans gibi
sorunların da zaman içerisinde çözülmesi ile bu C++’dan basitleştirilerek
türetilmiş dil ve bu dili koşturan platform, tüm geliştiricilerin gözdesi
olmaya başladı. Microsoft, geliştiricileri neden sadece Microsoft
platformları için ürünler geliştirmeleri konusunda ikna etmekte
zorlanacak gibiydi. Diğer
taraftan ne Java ne de Microsoft’un temel bileşen teknolojisi olan
COM (Component Object Model – Bileşen Nesne Modeli) Internet
uygulamaları için tasarlanmış değildi. Peki Internet uygulamalarından
ne kastediyoruz? Bugünkü web siteleri mi aklımıza gelen - sadece bir
web tarayıcısı ile konuşabildiğimiz? Artık değil. Dün olsa belki
öyle olabilirdi çünkü dün Larry Ellison, PC’lerin öldüğünü söylüyordu.
Sun, ‘Network is the computer’ diyordu. Herkes, genişbant
kullanarak çok hızlı ağlar üzerinde çalıştırılacak, herkes
evinden, televizyonundan, Palm Pilot’undan ya da cep telefonundan bir
Internet sitesine bağlanacak ve istediği hizmetlere erişebilecekti.
Microsoft, Nokta Net ile uygulama mimarileri açısından yeni bir
vizyon çizdi. Aslında bu vizyon, sadece Microsoft’un üzerinde çalıştığı
bir vizyon değil. Özellikle IBM’in de büyük efor sarfettiği ve
artık adı çok daha sık anılan sihirli bir kelime var: Web
Hizmetleri. Web
Hizmetleri, Internet üzerinde bağlanıp herhangi bir hizmeti alabileceğimiz
herşeyin adı. Web Hizmetleri’nin mutlaka insanların tarayıcıları
ile bağlanacağı bir site olması gerekmiyor. Örneğin Microsoft Passport
bir Web Hizmeti. Hotmail de MSN de Microsoft’un haber gruplarına üye
olma hizmetleri de onu kullanıyor. Bu açıdan Passport’u
Microsoft’un güvenlik, kimlik tanıma, ve ileride kredi kartı işlemlerini
de yapacak olan bir Web Hizmeti olarak düşünebiliriz. Neden böyle
bir hizmete ihtiyacımız var peki? Bugün amazon.com gibi favori bir kaç
kitapçınızda, Qualiflyer gibi bir havayolu ağında,
travelocity.com’da, Oracle TechNet'de, Java Community’de ve
egroups.com’da birer hesabı olan bir çok insan var. Her birisinde
ayrı kullanıcı adları, ayrı şifreler, değiştiğinde tek tek güncellenmesi
gereken adres bilgileri ve tercihleriniz, ayarlarınız bulunuyor. Eğer
bu sitelerin hepsine de Hotmail’deki email hesabınız ile girmek mümkün
olsa, bu siteleri ziyaretinizde tek tek kullanıcı adı ve şifre
girmeniz gerekmeyecek (cookie’leri kullanırım demeyin lütfen şimdi).
Passport’un güvenlik için verdiği hizmeti Weather.com belki hava
durumu için verecek. Herhangi bir yazılım evinden aldığınız Kişisel
Planlama programı siz farkına varmadan her açılışta
weather.com’a SOAP
(Simple Object Access Protocol: XML ile –şimdilik-
HTTP’nin birleşimi olan ve .NET’in de temelinde yer alan uzaktaki
nesnelere erişim protokolü)
üzerinden bağlanarak şehrinizin üç günlük hava durumu tahminini
indirecek. Bu arada İMKB.NET’den yine SOAP aracılığıyla favori
hisse senetlerinizi masaüstü uygulamanıza indirebileceksiniz. Mesajı
aldınız, artık gerek masaüstü uygulamalarının gerekse Internet
tabanlı uygulamaların SOAP aracılığıyla kullanabileceği, Internet
üzerinden her an erişilebilir servislerden bahsediyoruz. Bu vizyonun
ticari tarafında tüm hizmetlerin abone sistemi ile çalışıyor olması
var: Artık yazılımları satın almak yerine belli bir süre için o
hizmetlere abone olacağız. Tek tek değil tabii, muhtemelen hepsi
Passport’daki kredi kartı hesabımızdan yılda bir kaç dolar
koparacaklar. Microsoft, çok ciddi olarak Office’in abone sistemiyle
(subscription) çalışan bir versiyonunu 2001 yılının ilk yarısında
İngiltere’de kurulacak bir ASP (Application Server Provider) aracılığıyla
British Telecom’da deneyecek. Ancak Internet altyapısının hızından
dolayı ciddi bir performans beklemediğini de açıkladı. Buna ek
olarak muhasebe çözümlerini desteklemek için bundan bir kaç ay önce
bir muhasebe programları geliştiricisi yazılımevini de bünyesine
kattı. Nokta
Net işte burada kısa bir giriş yapmaya çalıştığımız yeni bir dünyanın
geliştirme platformu olarak tasarlanmış. SOAP ve Web Hizmetlerini
temel alan Nokta Net, COM ve DCOM gibi Microsoft’un hemen hemen tüm
ürünlerinin içinde artık erimiş olan bileşen teknolojierini
tamamen terketmiş. DCOM’un yerini dünya üzerinde her makinanın
anlayabileceği HTTP ve XML gibi iki standart üzerine kurulmuş olan
SOAP almış. Bu yeni dünya için, geçmişten gelen hiç bir arızayı
bünyesinde barındırmayan Java’ya oldukça benzer C# adlı bir dil
uygulama geliştiricilere sunulmuş. Sun’un aksine C#’ın ve
MSIL’in (Microsoft Intermediate Language) standartlaştırılması için
Microsoft ECMA’ya başvurdu. Yeni vizyonlarının ve platformlarının
Windows’la sınırlı kalmaması için bir Linux paketleyicisi de olan
Corel ile Nokta Net’in Linux’a taşınması için bir anlaşma
imzalanmış. Solaris için de neden olmasın deniyor. Uygulamaların
bileşenlerin farklı versiyonlarla çalışabilmesi, böylece 7x24
servis sunabilmeyi mümkün kılmak için dll’ler birer versiyon, güvenlik
ve veritipi kapsamı olan assembly’ler ile çevrelenmiş. Artık iyice
hantallaşan Registry tamamen devreden çıkartılmış, uygulamaların
konfigürasyonu için XML tabanlı dosyalar kullanılmaya başlanmış.
Bileşenler upuzun CLSID’ler yerine artık birden fazla dil desteğini
de doğal olarak içeren kuvvetli isimlerle (strong names) çağrılmaya
başlanmış. DevelopMentor’un
ilk Essential.NET kursunda duyduğumuza göre Microsoft 1997 yılından
bu yana 500 kişilik bir ekiple Nokta Net’i hazırlamaktaymış. Microsoft’un
yeni vizyonunun gereçleri de betalarıyla da olsa arz-ı endam etmeye
başladı: önce Visual Studio.NET’in Beta 2’si çıktı. Peşinden
geçtiğimiz aylarda Java geliştiricilerini (ve özelde Visual J++ geliştiricilerini)
C# dünyasına taşıyacak JUMP (Java User Migration Path – Java
Kullanıcısının Göç Yolu) adlı paketin betası pazara düştü.
SOAP Toolkit bir süredir betalarını yeniliyor zaten. Öte yandan
Microsoft tüm Internet sunucularını (SQL Server’dan tutun da Host
Integration Server’a kadar) çoktan Nokta Net Sunucuları olarak
etiketledi. Pek yakında Nokta Net’i iyice içine sindirmiş Windows
XP ve Office XP de aramıza katılacak. Böylece Microsoft’un tüm
vizyonu ve altyapısını oluşturan yeni teknolojilerle yeni uygulama
geliştirme mimarileri için yelkenlerimizi dolduracak kadar çok rüzgarımız
olmuş olacak. Vira vira…
Yazıyla ilgili görüş ve yorumlarınızı yorum@teknoTurk.org ve kiziltunc@yahoo.com adreslerine yollayabilirsiniz.
|