Kahraman E-posta Hain Depreme Karşı


1999 yılındaki Marmara ve Düzce depremlerinin üzerlerinden neredeyse üç yıl geçti. Henüz bu depremlerin yaraları tam olarak sarılamadı. Hala insanların bilinçaltlarındaki deprem korkusu capcanlı duruyor. Üstüne üstlük bilim adamları İstanbul ve çevresini dümdüz edebilecek, onbinlerce kişinin ölümüne, yüzbinlercesinin yaralanmasına, milyonlarcasının evlerini kaybetmesine neden olabilecek korkunç bir depremin eli kulağında olabileceğini söylüyorlar. Kaldı ki İstanbul’u kabaca 150 yıl arayla yoklayan büyük depremlerin sonuncusunun üzerinden de 150 yıla yakın bir zaman geçmiş bulunuyor. Tüm bu gelişmelerin ışığında yerli yabancı birçok kişi ve kurum yakın gelecekte İstanbul ve çevresinde Richter ölçeğiyle en az 7 büyüklüğünde korkunç bir depremin olacağını söylüyorlar. Hatta BBC bu depremin %60 olasılıkla 2030 yılına kadar olacağı şeklinde kesin bir dille haberler veriyor (İstanbul Quake Likely By 2030, http://news.bbc.co.uk/1/hi/sci/tech/727966.stm). ABD Coğrafya Araştırmaları Enstitüsü ise 1939’dan beri Türkiye’deki depremlerin batıya doğru ilerlediğinden bahsederek İstanbul depreminin % 62+-15 ihtimalle 30; % 32+-12 ihtimalle 10 yıl içinde olacağını iddia ediyorlar (http://www.usgs.gov/budget/2002_Justification/02earthquake.html).

Bu yazının konusunu ise “Biz, vatandaşlar olarak deprem felaketi sonrası elektronik iletilerden nasıl yararlanabiliriz?” sorusu oluşturuyor.

1999 depremlerinin hemen sonrasında 18 Ağustos gününden itibaren yüzlerce insan bilgisayarlarının başına geçerek, e-posta yoluyla deprem yardımını örgütlemeye koyuldu. Önceleri sanal ortamda diğer kullanıcılarla duygu ve tepkilerini paylaşma şeklinde başlayan bu oluşum giderek yapıcı bir hale dönüştü. Elektronik listeler kuruldu. Haberleşme altyapısının büyük ölçüde çöktüğü deprem bölgesine düzenli olarak gidip gelen liste üyeleri ve bilgi deneyimlerini paylaştıkları arkadaşları, bölgedeki iletişim ve eşgüdüm açığını farkederek sanal bir deprem yardım ağını ilmik ilmik örmeye başladılar. Bu kişiler yazdıkları e-posta iletileriyle deprem hakkındaki bilgileri mümkün olduğunca doğru ve hızlı olarak yardım ve kurtarma ekipleri ile diğer yetkililere ulaştırmaya çalıştılar. Sözkonusu iletiler sadece yönetsel alan ile sınırlı kalmadı; ileti sahiplerinin beklentilerini, hayal kırıklıklarını ve tepkilerini dile getirdikleri politik bir mekana da dönüştü zamanla. Aşağıdaki tablo, tüm bu gelişmeleri kabaca sınıflandırma amacıyla oluşturulmuştur.

İleti türü

İçerik

 

Etkinlik

Neye tepki olarak ortaya çıktı?

Yönetsel

Bilgi Paylaşma

Para ve eşya yardımıyapmak isteyenlerle yardıma muhtaç olanları buluşturmak

Eşgüdüm eksikliğine

Bilgiyi Güncelleme

Güncel bilgileri bulup ihtiyaç duyanlara ve kullanabileceklere iletmek

Eskimiş ve yanlış bilgilere, bilgisizliğe

Gönüllü bulma ve yönlendirme

Gönüllüleri toplamak, yeteneklerine ve olanaklarına göre ayırarak gönüllüye  ihtiyaç duyulan yerlere göndermek

Gönüllü ihtiyacının belirlenip, gerekli yerlere gönderilmesindeki yetersizlikler, eşgüdüm eksikliği

Politik

Kişiye yönelik

Kişilerin sorumluluklarını ne ölçüde yerine getirdiği konusunda görüş paylaşmak ve tartışmak

Kişilerin deprem yardımlarını aksatıcı, geciktirici ve önleyici tavır ve davranışları

Kuruma yönelik

Kurumların sorumluluklarını ne ölçüde yerine getirdiği konusunda görüş paylaşmak ve tartışmak

Kurumların deprem yardımlarını aksatıcı, geciktirici ve önleyici tavır ve davranışları

Devlete yönelik

Devlet kurumlarının sorumluluklarını ne ölçüde yerine getirdiği konusunda görüş paylaşmak ve tartışmak

Devlet kurumlarının deprem yardımlarını örgütleme ve denetlemedeki genel performans düşüklüğü

Tabii anlatılan tablo pespembe değildi. Listelere gelen güncelliğini yitirmiş iletiler yardıma gerek olmayan yerlere yardım gitmesine neden olarak kaynakların etkili kullanımını engelledi. Birçok kişi eline ulaşan iletilerin doğruluğundan ve güncelliğinden emin olmadan listelere gönderdi. İnsanların kafaları karıştı. 1999 depremlerinden dersler çıkartmak ve gelecekteki depremlere karşı daha etkili çalışmak için kurulması düşünülen sanal dökümantasyon merkezi, katkıda bulunan olmaması ve projenin hangi kurum adına yapılacağı konusundaki çekişmelerden kurtulunamaması yüzünden gerçekleştirilemedi.

Hatalarına ve eksikliklerine rağmen böylesine geniş bir alana yayılan ve kısmen de olsa oldukça etkili olan deprem sonrası elektronik ileti trafiğinin bir sonraki depremde geçmiş hatalardan ders çıkartılarak ve deneyimlerden de yararlanılarak daha etkin kullanımı muhakkak ki yakın gelecekte meydana gelecek İstanbul depremi de dahil her türlü doğal afete karşı önemli bir hazırlık çalışması olacak. Şu halde, bir an önce geçen deprem sonrasındaki elektronik iletişimin analizini yapan çalışmaları üretmek ve bu iletişimden geleceğe yönelik dersler çıkartmak durumundayız. Pratikte de deprem riski yüksek olan bölgelerde oturan ve e-postaya erişimi olan vatandaşların olası bir deprem sonrası iletişime geçmek üzere diğer bölgelerdeki sanal gruplarla şimdiden temasa geçip planlar yapmaları ve daha önemlisi de bu plan ve çabalarına sivil toplum kuruluşlarını ve yerel yönetimleri ortak etmeleri çok yararlı olabilir.

Mete Yıldız

Yazıyla ilgili görüş ve yorumlarınızı myildiz@indiana.edu ve yorum@teknoTurk.org adreslerine yollayabilirsiniz.